yenidoğu okulları> eğitim> eğitim felsefesi> yenidoğu eğitim felsefesi

YENİDOĞU EĞİTİM FELSEFESİ

Yenidoğu Eğitim Felsefesi; sırasıyla insan, bilgi ve toplumu geliştirmeyi amaçlayan bütünsel bir anlayış üzerine kuruludur. İnsan yaşamının kendisinin bütün olarak bir eğitim süreci olduğunu değerlendirdiğimizde, insan eğitiminin kuşatıcı bir anlayış ve tüm boyutları ele alan yaklaşımla kurgulanması kaçınılmaz bir gerekliliktir. 

                                               

İNSAN

İnsanın İçsel Bütünselliği

İnsan, Akıl-Beden-Ruh ayaklarına oturmuş bir organizmadır. Bu bileşenlerden herhangi birinin ihmali insanın dengesini bozacaktır. Kendi iç mekanizmalarının farkında olmayan ve bunların kontrolünü takip etme farkındalığı bulunmayan bir insan, gerek iç dünyasında gerekse dış dünyasında yönetilen bir canlı olma riskiyle karşı karşıyadır.  Bu da Yaratıcı’nın tanımladığı bireysel sorumluluk anlayışı ile çelişen bir durum ortaya çıkaracaktır. Karşılaştığı her durumla iç bütünselliğinin farkındalığıyla etkileşime giren bir insan, dünyaya geliş gayesiyle en uyumlu tepkileri verecektir.


İnsana bakışını akıl-beden-ruh bütünü üstüne oturtan Yenidoğu, öğrencisini kucaklaştığı ilk günden itibaren bu eksende yönlendirir. Akademik, sanatsal ve sportif faaliyetlerle düşüncesini, ruhunu ve bedenini geliştirerek öğrencisine geniş bir vizyon katar. Tüm bu çalışmalarında tüketim toplumuna özgü rekabet kavramlarını minimum düzeyde tutarak, bu süreçlerin öğrencisinin iç dünyasını oluşturan ve geliştiren ihtiyaçlar olduğu gerçeğini ön plana çıkarır.

 

BİLGİ

Bilginin Tarihsel Bütünselliği

Eğitim; geçmişi, bugünü ve geleceğiyle bir bilgiler bütünüdür. Eğitim sistematiği, insanlık tarihi boyunca döngüsel süreçler yaşayan insana bir şeyler katma çabasındadır. Toplumun yeni bireylerini geleceğe hazırlama fonksiyonunu yerine getirme çabası içindeki her eğitim sistemi, dün söylenenlerden haberdar olmak durumundadır. Dününü bilmeyen geleceğine şekil veremez. 
Kendi medeniyetimiz özelinde baktığımızda insanlığa büyük katkılar sağladığımız çağların farkındalığını ve bilgi birikimini genç kuşaklarımıza aktarmak en önemli sorumluluklarımızdandır. Gerek bilgi gerekse yöntem açısından muhteşem bir maziyi yok saymak büyük bir eksikliktir. 


Bu şuurla eğitim sektöründe var olan Yenidoğu, genç kuşakları, geçmişin deneyimi ve bugünün bilgisi ile geleceğe hazırlayacak bir eğitim modeli sunar. Kendi iç süreçlerinde yaptığı Ar&Ge çalışmaları ile eğitime ve insana dair üzeri örtülmüş değerleri gün yüzüne çıkarır. Çalışmalarını güncel bilgilerle harmanlayarak sunulabilir hale getirir. Mezun ettiği öğrencilerinde bu bilincin yerleşmiş olmasını sağlayacak faaliyetler organize eder. 

 

TOPLUM

İnsanın Toplumsal Bütünselliği

İnsan, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olarak görülse de, aslında o toplumun kendisi ve bir yansımasıdır. Yani toplumun anlamsız mekanik bir parçası olmayıp, içinde yaşadığı toplumun çeşitli unsurlarının, değerlerinin ve özelliklerinin çeşitli yönleriyle bir bütün halinde temsil edildiği en küçük modelidir. Sosyal çevresini etkileyen ve ondan etkilenen tabiatıyla insan, hem yol gösterici bir lider hem de uyumlu bir fert olma özelliğini benliğinde hissetmelidir.


Yenidoğu’ya göre insan, fikirleri, inançları, değerleri, statüleri ne olursa olsun toplumun her kesimiyle sağlıklı iletişim kurabilmeli, kendini ve değerlerini rahatça ifade ve temsil edebilmelidir. Farklı fikir, değer ve inançlara saygı duymalı, bu saygının kendi fikir, değer ve inançları ile bağlarını zayıflatma veya koparma anlamına gelmeyeceğini bilmelidir. 


Kendi özünde bulunan unsurları dış etken ve yönlendirmelerle terk etmemesi gerektiğinin bilincinde olmalıdır. 


İnsan, içinde yaşadığı toplumdan mesuldür ve bu mesuliyeti hayatının her alanında hissediyor olmalıdır. Toplumda gördüğü eksiklikleri, yanlış uygulamaları, bozuklukları inisiyatif kullanarak ve aksiyon alarak olması gerekene tevdi etmelidir.


Yenidoğu’ya göre gelişmiş toplum; cevheri, bilgisi, birikimi, ahlakı ve değerleriyle bir duruş sergileyen, bu duruşuyla içinde bulunduğu topluluğa kılavuzluk edebilen insanların omuzunda yükselir. Bu insanlar cemiyet insanıdır; sosyalleşir, organize olur, yardımlaşır. Bir takım ruhuyla toplum içinde üzerine düşen görevi yerine getirerek sosyal yapıyı ayakta tutar.


Toplum içindeki bu duruş, insanın kendi varlığına, fikirlerine ve değerlerine güvenmesi ile mümkündür. Yenidoğu’ya göre bu özgüven, insanın egosunu kontrol edebilen irade sahibi bir birey olmasına mani değildir. Bir toplumun gücü, çevresindeki insanlara enaniyet gözlüğüyle bakmadan nefsi taleplerinin dizginlerini elinde tutucu, öte yandan Necip Fazıl’ın ifadesiyle “kim var! “ diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert “ben varım! “ cevabını verici insanların sayısıyla ölçülür.

BİZE
ULAŞIN